BİZİM EVDE

Mülteci kampı mı hapishane mi?
Neye el uzatsam cıs bizim evde.
Meramım demeye açsam çenemi,
Duyduğum kelime sus bizim evde.

İsterim ki hanım sözümü tutsun,
O da bir kuralcı sormayın gitsin,
Böyle inat yerin dibine batsın,
Kör topal duyguyla, his bizim evde.

Konuşsa savurur mangalda külü,
İyi de laf yapar hınzırın dölü,
Ve lâkin hamura değmiyor eli,
Oklava, merdane süs bizim evde.

Ezelden ebede vuslatken düşü,
Domatesle biber bakışır şaşı,
Rüyada görürüm, çorbayı aşı,
Ocakla tencere, küs bizim evde.

Hatun sanki sadrazamın karısı,
Uykuda geçiyor günün yarısı,
Üvey evlat fasulyenin kurusu,
Yumurta üç öğün; has bizim evde.

İki gün arasan tuzluk bulunmaz,
Ağlasan ağlanmaz gülsen gülünmez,
Arada bir sorun mu var bilinmez,
Dargın sürahiyle tas bizim evde.

Biz de herkes gibi modaya uyduk,
Hamburger istedik, pizzayla doyduk,
Güzelim Türkçe’yi buzluğa koyduk,
Konuşmalar okey, yes bizim evde.

Bazen caiz olur desise, hile,
Kazaklık mazaklık hepsi nafile,
Hanım terliğini aldıysa ele,
Azcık aklın varsa pus bizim evde.

İşte böyle bizim evin yasası,
Eritiyor beni derdi, tasası,
Diyeceğim o ki sözün kısası,
Yirmi dört saatim yas bizim evde.
İsmail GÜL

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz