Edebiyat ve Şiir

– ŞİİR ve EDEBİYAT –

İnsanlar dünyada var oldukları dönemden günümüze kadar edebiyat ve edebi eserler de var olmuştur. Edebiyat dile dayanır. Musikide ses, ne ise edebiyatta da kelime odur.

Edebiyat türleri içerisinde belki de en zarif, en duygusal ve en eski türlerden olan şiirin tarihi Sümerlere kadar dayanmaktadır. Bilinen en eski şiir örneği ise Gılgamış Destanı’dır.

Belirli kurallar dahilinde ve estetik duygularla yazılmış ola şiirin, birçok türü bulunmaktadır. Şiir, insanlık tarihi boyunca duygu, düşünce ve hayalleri etkili biçimde anlatmanın bir yolu olmuştur.

Şiirin edebi tür olarak en önemli özelliği, özel bir anlatım diline sahip olmasıdır. Gündelik dilden farklı, çok anlamlı ve katmanlı bir yapıya sahip olan bu özel dil “Şiir dili” olarak adlandırılır. “Sembol ve mecazlara dayalı bir anlatım dili”, “ahenkli bir ses akışı” ve “duygu yoğunluğunu öne çıkaran söyleyiş” gibi özellikler, şiiri diğer edebi türlerden farklı kılar.

Dar anlamda şiir, manzum eserlere verilen addır. Oysa, gerçek şiir, öbür güzel sanatlarda olduğu gibi, bir güzelliğe ulaşmak ister. Her manzume şiir olamaz. Türkçe Sözlükte şiir: “Zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan edebi anlatım biçimi” diye tanımlanır.

Şiiri oluşturan mısralarda, nesirdeki cümlelerin yerini uyumlu ya da sanatlı sözler, söyleyişler (ifade) alır. Şiirde üslup böylece ortaya çıkar. Bu tür söz ve söyleyişlere edebi sanatlar ya da edebiyat sanatları denir.

Şiir, belirli bir kafiye düzenine ve uyağa göre yazılan; içerisinde aşkı, sevgiyi, düşünceyi, duyguyu ve daha birçok şeyi barındıran; dörtlükler, dizeler, bentler gibi ölçü birimleri ile yazılan; sanatsal bir değeri olan nazım biçimidir. Şiir kısaca estetik bir kaygı ile yazılmış, belirli kurallar çerçevesinde hazırlanan düz yazı olarak tanımlanır.

Şiirlere, romanların bölünmüş, ayrışmış ve dağınık hali olarak bakılmalıdır. Doğu veya Batı dünyası önemli değil; şiir tüm insanlığın kendini, kötülüklerini kelimeler ile arınmayla sonuçlandıracak muhteşem yolculuğudur.

Bir ünlü yazarımız “yaşı on dört olup da şiir yazmayı denemeyen, içinde şiir yazma isteği olmayan bir genç düşünemiyorum” der.

Edebiyat Defteri

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz