HERKES KENDİ YOLUNA

 

HERKES KENDİ YOLUNA

Derde saldın başımı, işmar ettin, el ettin
Seviyorum deyip de, beni bana el ettin
Anlamsız kaprisinle sen ömrümü tükettin
Dinine imanına, yalan mıydı sözlerin?
Katlime ferman mıydı yoksa güzel gözlerin?

Sana olan sevgimi hep elinde koz saydın
Seherde yemin ettik, kuşluk vaktinde caydın
N’olurdu ahdimize, sende sadık kalsaydın!
Gönlümde alevlenen aşk ateşi sönmezdi
Dünyam ki, kör kuyuya, cendereye dönmezdi.

Neydi suçum günahım, seviyorken amansız?
Ciğerimi dağladın, yaktın külsüz dumansız
Kırdığın kürdan değil, kalbimdi be imansız!
Kasırga olmak niye, meltem gibi eseydin
Katıksız sevdim seni, ölürdüm “öl“ deseydin.

İnsafın yokmuş meğer, yüreğin taştan katı
Hayale bel bağladın, görmedin hakikati
Çıkıyorum dünyandan, sür artık saltanatı
Sonunda pişman olup adımı anma sakın
Sen yıktın köprüleri, dönerim sanma sakın.

İster utan, taş kesil; ister çağla, ak şimdi
Anıların yüzüne utanarak bak şimdi
Bu yolu kendin seçtin, yapacak şey yok şimdi
Artık sen benim için hicrana giden yolsun
Hayrını gör, yokluğum sana armağan olsun.
25/4/2018
İsmail GÜL

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz