NE ÇARE !

 

Dört mevsim kışı mı yaşayacağız?
Hani baharımız yazımız bizim?
Hep yokuşlarda mı susayacağız?
Nerede ovamız, düzümüz bizim?

Bir kasırga esti, bozuldu bağlar,
Hasret oku vurur, sinemi dağlar,
Yüz tebessüm eder, yürek kan ağlar,
İçin için yanar, közümüz bizim

Yar bilip sevdiğim karayılanmış,
Sevgi bekliyorken derde salanmış,

Menfaat yok ise dostluk yalanmış,
Kimseye geçmiyor nazımız bizim.

Geceme gün doğmaz, gün dünden beter,
Hüzünler payidar, bir birin yeder,
Düğün bayram gelir, el bayram eder,
Gülmeyi unuttu yüzümüz bizim.

Gariplik ıramaz, bağrımda kışlar,
Hayaller tarumar, asılsız düşler,
Derdin biri biter, diğeri başlar,
Tükenmez yürekte sızımız bizim.

Aklıma gelmeyen başıma geldi,
Nerde musibet var hep beni buldu,
Bazen yel savurdu, bazen sel aldı,
Çoğalmadı gitti azımız bizim.

Bülbül ayrı olmaz goncadan, gülden,
Hâl ehli olmayan bilir mi hâlden,
Kader böyle imiş ne gelir elden,
Doğuştan karaymış yazımız bizim…

İsmail GÜL

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz